
46Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, "Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun"denir.
47Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, güçsüzler, büyüklük taslayanlara: "Doğrusu biz size uymuştuk, şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?" derler.
48Büyüklük taslayanlar: "Doğrusu hepimiz onun içindeyiz. Allah kullar arasında şüphesiz hüküm vermiştir" derler.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
SOHBETİN SES KAYDI MP3 :
MÜMİN 46 .
(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, “Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun” denilecektir.
النَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّا وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ أَدْخِلُوا آلَ فِرْعَوْنَ أَشَدَّ الْعَذَابِ
En naru yu’radune aleyha guduvven ve aşiyya ve yevme tekumus saah, edhılu ale firavne eşeddel azab.
- Kelimeler
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | en-naru | ateş | نور |
| 2 | yua’radune | sunulurlar | عرض |
| 3 | aleyha | ona | |
| 4 | guduvven | sabah | غدو |
| 5 | ve aşiyyen | ve akşam | عشو |
| 6 | ve yevme | ve günü | يوم |
| 7 | tekumu | koptuğu | قوم |
| 8 | s-saatu | kıyametin | سوع |
| 9 | edhilu | sokun (denilir) | دخل |
| 10 | ale | ailesini | اول |
| 11 | fir’avne | Fir’avn | |
| 12 | eşedde | en çetinine | شدد |
| 13 | l-azabi | azabın | عذب |
MÜMİN 47 :
Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, “Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” derler.
وَإِذْ يَتَحَاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفَاء لِلَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا نَصِيبًا مِّنَ النَّارِ
Ve iz yetehaccune fin nari fe yekulud duafau lillezinestekberu inna kunna lekum tebean fe hel entum mugnune anna nasiben minen nar.
- Kelimeler
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve | |
| 2 | yetehaccune | birbirleriyle tartışırlarken | حجج |
| 3 | fi | içinde | |
| 4 | n-nari | ateşin | نور |
| 5 | feyekulu | dediler ki | قول |
| 6 | d-duafa’u | zayıf olanlar | ضعف |
| 7 | lillezine | ||
| 8 | stekberu | büyüklük taslayanlara | كبر |
| 9 | inna | elbette biz | |
| 10 | kunna | idik | كون |
| 11 | lekum | size | |
| 12 | tebean | uymuş | تبع |
| 13 | fehel | -misiniz? | |
| 14 | entum | siz | |
| 15 | mugnune | savabilir- | غني |
| 16 | anna | bizden | |
| 17 | nesiben | ufak bir parçasını | نصب |
| 18 | mine | ||
| 19 | n-nari | ateşin | نور |
MÜMİN 48 :
Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah, kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir.”
Kalellezi nestekberu inna kullun fiha innallahe kad hakeme beynel ibad.
- Kelimeler


