
40"Kim bir kötülük işlerse ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, inanarak yararlı iş işlerse, işte onlar cennete girerler; orada hesapsız şekilde rızıklanırlar."
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
SOHBETİN SES KAYDI :

“Kim bir kötülük yaparsa, ona yaptığının karşılığından fazlasıyla karşılık verilmez. Erkek veya kadın, her kim mü’min olarak” salih bir amel yaparsa, işte onlar hesapsız şekilde rızıklanmak üzere Cennet’e girerler.”
مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزَى إِلَّا مِثْلَهَا وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُوْلَئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ فِيهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ
Men amile seyyieten fe la yucza illa misleha, ve men amile salihan min zekerin ev unsa ve huve mu’minun fe ulaike yedhulunel cennete yurzekune fiha bi gayri hisab.
- Kelimeler
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | men | kim | |
| 2 | amile | yaparsa | عمل |
| 3 | seyyieten | bir kötülük | سوا |
| 4 | fela | ||
| 5 | yucza | cezalandırılmaz | جزي |
| 6 | illa | başkasıyla | |
| 7 | misleha | onun mislinden | مثل |
| 8 | ve men | ve her kim | |
| 9 | amile | yaparsa | عمل |
| 10 | salihen | faydalı bir iş | صلح |
| 11 | min | -ten | |
| 12 | zekerin | erkek- | ذكر |
| 13 | ev | veya | |
| 14 | unsa | kadın(dan) | انث |
| 15 | vehuve | ve o | |
| 16 | mu’minun | inanarak | امن |
| 17 | feulaike | işte onlar | |
| 18 | yedhulune | girerler | دخل |
| 19 | l-cennete | cennete | جنن |
| 20 | yurzekune | kendilerine rızık verilir | رزق |
| 21 | fiha | orada | |
| 22 | bigayri | olmaksızın | غير |
| 23 | hisabin | hesabı | حسب |


