İçeriğe geç

Yâsîn Sûresi

4. Sohbet

2 Ekim 201613–15. ayetlerSeride 5 / 36
Yâsîn Sûresi · 13–15. ayetlerيسٓ
وَٱضْرِبْ لَهُم مَّثَلًا أَصْحَٰبَ ٱلْقَرْيَةِ إِذْ جَآءَهَا ٱلْمُرْسَلُونَ ۝١٣ إِذْ أَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمُ ٱثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍۢ فَقَالُوٓا۟ إِنَّآ إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ ۝١٤ قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ ۝١٥

13İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:

14Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: "Biz size gönderildik" demişlerdi.

15"Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz" dediler.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)

Sohbet notları

https://kuransohbeti.com/google23622183ea1246e0.html   google-site-verification: google23622183ea1246e0.html

SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN LİNK

YASİN 13

وَاضْرِبْ لَهُم مَّثَلاً أَصْحَابَ الْقَرْيَةِ إِذْ جَاءهَا الْمُرْسَلُونَ ﴿١٣﴾

Vadrıb lehum meselen ashâbel karyeti, iz câehâl murselûn(murselûne).

1. vadrıb (ve ıdrıb) meselen : ve örnek, misal ver
2. lehum : onlara
3. meselen : misal, örnek
4. ashâbe : halk
5. el karyeti : karye, şehir, kasaba
6. iz câe-hâ : ona gelmişti
7. el murselûne : (gönderilmiş) resûller

” Ve onlara, o şehrin halkını misal ver. Oraya resûller gelmişti.”


YASİN 14:

إِذْ أَرْسَلْنَا إِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوا إِنَّا إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ ﴿١٤﴾

İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebûhumâ fe azzeznâ bi sâlisin fe kâlû innâ ileykum murselûn(murselûne).

1. iz erselnâ : biz göndermiştik
2. ileyhim : onlara
3. isneyni : iki
4. fe : o zaman, fakat, bunun üzerine
5. kezzebû-humâ : ikisini tekzip ettiler, yalanladılar
6. fe : o zaman, fakat, bunun üzerine
7. azzeznâ : azîz kıldık, güçlendirdik, destekledik
8. bi : ile
9. sâlisin : üçüncü
10 fe : o zaman, fakat, bunun üzerine
11 kâlû : dediler
12 innâ : muhakkak biz
13 ileykum : size
14 murselûne : (gönderilmiş) resûller

” Onlara iki (resûl) göndermiştik. Fakat ikisini de tekzip ettiler (yalanladılar). Bunun üzerine (onları) üçüncü (resûl) ile azîz kıldık (destekledik). O zaman onlar: “Muhakkak ki biz, size gönderilmiş resûlleriz.” dediler.


YASİN 16:

قَالُوا مَا أَنتُمْ إِلاَّ بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَا أَنزَلَ الرَّحْمن مِن شَيْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلاَّ تَكْذِبُونَ ﴿١٥﴾

Kâlû mâ entum illâ beşerun mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey’in in entum illâ tekzibûn(tekzibûne).

1. kâlû : dediler
2. mâ entum : siz değilsiniz
3. illâ : den başka
4. beşerun : beşer
5. mislu-nâ : bizim gibi
6. ve mâ enzele : ve indirmedi
7. er rahmânu : Rahmân
8. min şey’in : bir şey(den)
9. in … illâ : ancak, sadece
10 entum : siz
11 tekzibûne : tekzip ediyorsunuz, yalan söylüyorsunuz
“Dediler ki: “Siz, bizim gibi beşerden başka bir şey değilsiniz. Ve Rahmân bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
Bu sohbetle ilgili bir sorunuz mu var?Arşivdeki sohbetlerden, kaynağını göstererek cevap verelim.Sohbetlere sor