26Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
27Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
28Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
SOHBETİN SES KAYDI:
(Dinlemek veya İNDİRMEK İÇİN) ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/wxmbxVKoz5mbX
YASİN 26:
قِيلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْمِي يَعْلَمُونَ
Kîledhulil cennete, kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn .
| 1. | kîle | : denildi |
| 2. | udhuli | : girin |
| 3. | el cennete | : cennet |
| 4. | kâle | : dedi |
| 5. | yâ leyte | : keşke |
| 6. | kavmî | : benim kavmim |
| 7. | ya’lemûne | : bilirler |
(Ona): “Cennete gir!” denildi. “Keşke kavmim bilseydi.” dedi.
YASİN 27:
Bimâ gafera lî rabbî ve cealenî minel mukremîn(mukremîne).
| 1. | bimâ | : sebebiyle, nedeniyle |
| 2. | gafere | : mağfiret etti, günahları sevaba çevirdi |
| 3. | lî | : bana, beni |
| 4. | rabbî | : benim Rabbim |
| 5. | ve ceale-nî | : ve beni kıldı |
| 6. | min el mukremîne | : ikram edilenlerden |
“Bu sebeple, Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve ikram edilenlerden kıldığını (bilselerdi)”
YASİN 28:
Ve mâ enzelnâ alâ kavmihî min ba’dihî min cundin mines semâi ve mâ kunnâ munzilîn.
| 1. | ve mâ enzelnâ | : ve biz indirmedik |
| 2. | alâ kavmi-hi | : onun kavmi üzerine |
| 3. | min ba’di-hi | : ondan sonra |
| 4. | min cundin | : bir ordu(dan) |
| 5. | min es semâi | : semadan, gökten |
| 6. | ve mâ kunnâ | : ve biz olmadık |
| 7. | munzilîne | : indirenler (indiriciler) |
” Ve onun arkasından, onun kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indiriciler de olmadık.”
.