İçeriğe geç

Yâsîn Sûresi

12. Sohbet

27 Kasım 201628–32. ayetlerSeride 15 / 36
Ses kaydıArka planda dinleyebilir, sayfalar arasında gezinebilirsiniz.
İndir
Yâsîn Sûresi · 28–32. ayetlerيسٓ
۞ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍۢ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ ۝٢٨ إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ خَٰمِدُونَ ۝٢٩ يَٰحَسْرَةً عَلَى ٱلْعِبَادِ ۚ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ ۝٣٠ أَلَمْ يَرَوْا۟ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ ۝٣١ وَإِن كُلٌّۭ لَّمَّا جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ ۝٣٢

28Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

29Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

30Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.

31Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?

32Hepsi huzurumuza getirileceklerdir.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)

Sohbet notları

SOHBETİ DİNLE


(Dinlemek veya İNDİRMEK için) ALTERNATİF LİNK:

https://yadi.sk/d/2pxDHBc7zckdi

YASİN 28:

Ve mâ enzelnâ alâ kavmihî min ba’dihî min cundin mines semâi ve mâ kunnâ munzilîn.

1. ve mâ enzelnâ : ve biz indirmedik
2. alâ kavmi-hi : onun kavmi üzerine
3. min ba’di-hi : ondan sonra
4. min cundin : bir ordu(dan)
5. min es semâi : semadan, gökten
6. ve mâ kunnâ : ve biz olmadık
7. munzilîne : indirenler (indiriciler)

” Ve onun arkasından, onun kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indiriciler de olmadık.”


YASİN 29:

إِن كَانَتْ إِلاَّ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَإِذَا هُمْ خَامِدُونَ

İn kânet illâ sayhaten vâhıdeten fe izâ hum hâmidûn(hâmidûne).

1. in … illâ : ancak, sadece
2. kânet : oldu
3. sayhaten : bir sayha, şiddetli ses dalgası
4. vâhıdeten : tek, bir
5. fe : o zaman
6. izâ : olduğu zaman
7. hum hâmidûne : onlar sönenler, sönen kimseler

“(Onların cezası) sadece bir sayha (şiddetli ses dalgası) oldu. O zaman onlar sönenler oldular.”


YASİN 30:

يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلاَّ كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِؤُون

Yâ hasreten alâl ıbâd(ıbâdi), mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).

1. yâ hasreten : yazık, yazıklar olsun
2. alâ el ıbâdi : kullara
3. mâ ye’tî-him : onlara gelmedi
4. min resûlin : bir resûl(den)
5. illâ kânû : olmuş olmadılar (ancak)
6. bi-hi yestehziûne : onunla alay ediyorlar

” O kullara yazıklar olsun! Onlara hiçbir resûl gelmedi ki, onunla alay etmiş olmasınlar (hepsiyle alay ettiler).”


YASİN 31:

E lem yerav kem ehleknâ kablehum minel kurûni ennehum ileyhim lâ yerciûn(yerciûne).

1. e lem yerev : görmediler mi
2. kem : nice, kaç
3. ehleknâ : biz helâk ettik
4. kable-hum : onlardan önce
5. min el kurûni : aynı asrın insanlarından, nesillerden
6. enne-hum : muhakkak ki onlar
7. ileyhim lâ yerciûne : onlara dönmezler

“Ondan önceki nice nesillerden helâk ettiğimizi, onların (helâk edilenlerin) kendilerine dönmediklerini görmediler mi?”


YASİN 32:

Ve in kullun lemmâ cemîun ledeynâ muhdarûn(muhdarûne).

1. ve in : ve ancak
2. kullun : hepsi
3. lemmâ : olduğu zaman
4. cemîun : toplanma
5. ledeynâ : huzurumuzda
6. muhdarûne : hazır bulundurulanlar

“Ve ancak herkes toplandığı zaman (onlar da) huzurumuzda hazır bulundurulacak olanlardır.”

Bu sohbetle ilgili bir sorunuz mu var?Arşivdeki sohbetlerden, kaynağını göstererek cevap verelim.Sohbetlere sor