
29"Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler.
30De ki: "Size, bir gün tayin edilmiştir. Ondan bir saat ne geri kalabilirsiniz ne de öne geçebilirsiniz."
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
SES KAYDINI MP3 OLARAK DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ:
https://yadi.sk/d/CbsiJYHGfSZoz
SEBE 29
وَيَقُولُونَ مَتَى هَذَا الْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdikîn.
| 1. | ve yekûlûne | : ve diyorlar, derler |
| 2. | metâ | : ne zaman |
| 3. | hâzâ | : bu |
| 4. | el va’du | : vaad |
| 5. | in | : eğer |
| 6. | kuntum | : siz oldunuz |
| 7. | sâdikîne | : sadık olanlar, doğru söyleyenler |
| Ve: “Eğer sadıklar (doğru söyleyenler) iseniz bu vaad (kıyâmet) ne zaman?” derler. |
SEBE 30
قُل لَّكُم مِّيعَادُ يَوْمٍ لَّا تَسْتَأْخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ
Kul lekum mîâdu yevmin lâ teste’hirûne anhû sâaten ve lâ testakdimûn(testakdimûne).
| 1. | kul | : de |
| 2. | lekum | : sizin için |
| 3. | mîâdu | : (belirlenmiş) zaman |
| 4. | yevmin | : (bir) gün |
| 5. | lâ teste’hirûne | : tehir edemezsiniz, geciktiremezsiniz, erteleyemezsiniz |
| 6. | an-hu | : ondan |
| 7. | sâaten | : bir saat |
| 8. | ve lâ testakdimûne | : ve takdim edemezsiniz, öne alamazsınız |
| De ki: “Sizin için (belirlenen) günün zamanından, bir saat (dahi) tehir de edemezsiniz ve takdim de edemezsiniz (geciktiremezsiniz veya öne alamazsınız).” |


