İçeriğe geç

Sebe' Sûresi

27. Sohbet

24 Mayıs 201542–44. ayetlerSeride 27 / 34
Ses kaydıArka planda dinleyebilir, sayfalar arasında gezinebilirsiniz.
İndir
Sebe' Sûresi · 42–44. ayetlerسَبَإٍ
فَٱلْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍۢ نَّفْعًۭا وَلَا ضَرًّۭا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ ۝٤٢ وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍۢ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا رَجُلٌۭ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُكُمْ وَقَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌۭ مُّفْتَرًۭى ۚ وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ مُّبِينٌۭ ۝٤٣ وَمَآ ءَاتَيْنَٰهُم مِّن كُتُبٍۢ يَدْرُسُونَهَا ۖ وَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِن نَّذِيرٍۢ ۝٤٤

42Zalimlere: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz" deriz.

43Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunduğu zaman: "Bu adam sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor" derlerdi. "Bu Kuran düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir" derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiğinde, onun için: "Bu apaçık bir büyüdür" demişlerdi.

44Oysa Biz, onlara okuyacakları bir kitap vermemiş ve senden önce de onlara bir uyarıcı göndermemiştik.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)

Sohbet notları

SES KAYDINI MP3 OLARAK DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ:
https://yadi.sk/d/G93u5lazgqjxu


42.AYET:

 Fel yevme lâ yemliku bağdukum libağdın nef’av ve lâ darrâ, ve negûlu lillezîne zalemû zûgû azâben nârilletî kuntum bihâ tukezzibûn.

İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz.

Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.


43.AYET:

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَا اِلَّا رَجُلٌ يُرٖيدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَاؤُكُمْ وَقَالُوا مَا هٰذَا اِلَّا اِفْكٌ مُفْتَرًى وَقَالَ الَّذٖينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ اِنْ هٰذَا اِلَّا سِحْرٌ مُبٖينٌ

 Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin gâlû mâ hâzâ illâ raculuy yurîdu ey yesuddekum ammâ kâne yağbudu âbâukum, ve gâlû mâ hâzâ illâ ifkum mufterâ, ve gâlellezîne keferû lilhaggı lemmâ câehum in hâzâ illâ sıhrum mubîn.

Karşılarında açık beyyineler halinde âyetlerimiz tilâvet olunduğu zaman o zalimler: «bu başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı ma’budlardan men’etmek isteyen bir adam» dediler ve «bu (Kur’an) başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira» dediler ve o küfredenler hak kendilerine geldiği vakıt bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil, dediler


44.AYET:

وَمَا اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَا اَرْسَلْنَا اِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذٖيرٍ

Ve mâ âteynâhum min kutubiy yedrusûnehâ ve mâ erselnâ ileyhim gableke min nezîr.

Halbuki biz, onlara ders yapacakları bir kitap vermedik ve senden önce kendilerine bir uyarıcı da göndermedik.

 

Bu sohbetle ilgili bir sorunuz mu var?Arşivdeki sohbetlerden, kaynağını göstererek cevap verelim.Sohbetlere sor