7Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.
8Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
9Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
10Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
SOHBETİ DİNLE:
SOHBETİ İNDİRMEK VEYA DİNLEMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK:
https://yadi.sk/d/D-l9pu2m3NySbc
SAFFAT 7:
وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ
Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid
| 1. | ve hıfzan | : ve koruyarak |
| 2. | min kulli | : hepsinden |
| 3. | şeytânin | : şeytan |
| 4. | mâridin | : asi ve azgın. |
SAFFAT 8:
Lâ yessemmeûne ilâl meleil a’lâ ve yukzefûne min kulli cânib(cânibin).
| 1. | lâ yessemmeûne ilâ | : kulak veremezler, dinleyemezler |
| 2. | el meleil a’lâ | : Melei A’lâ, yüce, şerefli topluluk |
| 3. | ve yukzefûne | : ve atılırlar |
| 4. | min kulli | : hepsinden |
| 5. | cânibin | : yanlar, taraflar |
SAFFAT 9:
Duhûran ve lehum azâbun vâsibun.
| 1. | duhûran | : kovularak, kovulmuş olarak |
| 2. | ve lehum | : ve onlar için, onlar için vardır |
| 3. | azâbun | : bir azap |
| 4. | vâsibun | : kesilmeyen, sürekli |
SAFFAT 10:
İllâ men hatıfel hatfete fe etbeahu şihâbun sâkibun.
| 1. | illâ | : ancak, başka |
| 2. | men | : kim, kimse |
| 3. | hatıfe | : kaptı, kaçtı |
| 4. | el hatfete | : kapmak, kaçmak |
| 5. | fe | : o zaman, o taktirde |
| 6. | etbea-hu | : ona tâbî olur, ona ulaşır |
| 7. | şihâbun | : yakıcı alev |
| 8. | sâkibun | : delip geçen, kayıp giden |