57"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."
58"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
59"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"
60İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.
61Çalışanlar bunun için çalışsın.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
SOHBETİ DİNLE:
SOHBETİ DİNLEMEK VEYA İNDİRMEK İÇİN ALTERNATİF LİNK :
https://yadi.sk/d/LT77s2t93RecuH


SAFFAT 59:
لَّا مَوْتَتَنَا الْأُولَى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ ﴿٥٩﴾
İllâ mevtetenâl ûlâ ve mâ nahnu bi muazzebîn(muazzebîne).
| 1. | illâ | : hariç |
| 2. | mevtete-nâ | : bizim ölümümüz |
| 3. | el ûlâ | : ilk,EVVEL |
| 4. | ve mâ nahnu | : ve biz değiliz |
| 5. | bi muazzebîne | : azaba uğratılacak olanlar, azap edilenler, azap görecek olanlar |
MÜMİN 11:
قَالُوا رَبَّنَا أَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَأَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ إِلَى خُرُوجٍ مِّن سَبِيلٍ ﴿١١﴾
Kâlû rabbenâ emettenâsneteyni ve ahyeytenâsneteyni fa’terafnâ bi zunûbinâ fe hel ilâ hurûcin min sebîl(sebîlin).
| 1. | kâlû | : dediler |
| 2. | rabbe-nâ | : Rabbimiz |
| 3. | emette-nâ | : bizi öldürdün |
| 4. | isneteyni | : iki kere |
| 5. | ve | : ve |
| 6. | ahyeyte-nâ | : bizi dirilttin |
| 7. | isneteyni | : iki kere |
| 8. | fa’terefnâ (fe ı’terefnâ) | : böylece itiraf ettik |
| 9. | bi zunûbi-nâ | : günahlarımızı |
| 10 | fe | : böylece, artık |
| 11 | hel | : var mı |
| 12 | ilâ hurûcin | : çıkışa, çıkış için, çıkmaya |
| 13 | min | : den |
| 14 | sebîlin | : bir yol |
BAKARA 28:
كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَاتاً فَأَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴿٢٨﴾
Keyfe tekfurûne billâhi ve kuntum emvâten fe ahyâkum, summe yumîtukum summe yuhyîkum summe ileyhi turceûn(turceûne).
| 1. | keyfe | : nasıl |
| 2. | tekfurûne | : inkâr ediyorsunuz |
| 3. | billâhi (bi allâhi) | : Allah’ı |
| 4. | ve kuntum | : ve siz idiniz, oldunuz |
| 5. | emvâten | : ölüler |
| 6. | fe | : sonra |
| 7. | ahyâ-kum | : sizi diriltti |
| 8. | summe | : sonra |
| 9. | yumîtu-kum | : sizi öldürecek |
| 10 | summe | : sonra |
| 11 | yuhyî-kum | : sizi diriltecek |
| 12 | summe | : sonra |
| 13 | ileyhi | : ona |
| 14 | turceûne | : döndürüleceksiniz/RÜCU ETTİRİLECEKSİNİZ |