
21Yoksa, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi onlara meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer kesin yargı bulunmayacak olsaydı aralarında hemen hükmedilirdi. Doğrusu, zalimlere can yakıcı azap vardır.
22Yaptıkları şeyler başlarına gelirken, zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün. İnanıp yararlı işler işleyenler cennet bahçelerindedirler. Rablerinin katında, onlara diledikleri verilir. İşte büyük lütuf budur.
23Allah, inanıp yararlı işler işleyen kullarını bununla müjdeler. De ki: "Ben sizden buna karşı yakınlara sevgiden (veya Allah'a yaklaşmaktan) başka bir ücret istemem." Kim güzel bir iş işlerse onun güzelliğini arttırırız. Doğrusu Allah bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı · Arapça metin: Tanzil (Osmanlı hattı)
1. Fatıma (r.a.) Hakkında
• Türkçe: “Fatıma benden bir parçadır; onu sevindiren beni sevindirmiş, onu üzen beni üzmüş olur.”
• Arapça: فاطمة بضعة مني، فمن أغضبها أغضبني
2. En Hayırlı Kadınlar
• Türkçe: “Dünyanın kadınlarının en hayırlıları Meryem bint-i İmran, Hatice bint-i Huveylid, Fatıma bint-i Muhammed ve Asiye bint-i Muzahim’dir.”
• Arapça: خير نساء العالمين مريم بنت عمران، وخديجة بنت خويلد، وفاطمة بنت محمد، وآسية بنت مزاحم
3. Nuh’un Gemisi (Sefine Hadisi)
• Türkçe: “Ehl-i Beyt’imin benzeri Nuh’un gemisi gibidir; ona binen kurtulur, uzak kalan ise boğulur.”
• Arapça: مَثَلُ أَهْلِ بَيْتِي مَثَلُ سَفِينَةِ نُوحٍ، مَنْ رَكِبَهَا نَجَا، وَمَنْ تَخَلَّفَ عَنْهَا غَرِقَ
4. İki Emanet (Sekaleyn Hadisi)
• Türkçe: “Size iki önemli emanet bırakıyorum; biri Allah’ın kitabı, diğeri Ehl-i Beyt’imdir. Onlara sarılın ki sapıklığa düşmeyesiniz.”
• Arapça: إِنِّي تَارِكٌ فِيكُمُ الثَّقَلَيْنِ: كِتَابَ اللَّهِ، وَعِتْرَتِي أَهْلَ بَيْتِي، مَا إِنْ تَمَسَّكْتُمْ بِهِمَا لَنْ تَضِلُّوا بَعْدِي أَبَدًا
5. Savaş ve Barış
• Türkçe: “Ben onlarla (Ehl-i Beyt ile) savaşanla savaş, onlarla barışık olanla barış halindeyim.”
• Arapça: أَنَا حَرْبٌ لِمَنْ حَارَبَهُمْ، وَسِلْمٌ لِمَنْ سَالَمَهُمْ
6. İlmin Şehri
• Türkçe: “Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır. Kim ilmi arzuluyorsa, o kapıdan gelsin.”
• Arapça: أَنَا مَدِينَةُ الْعِلْمِ وَعَلِيٌّ بَابُهَا، فَمَنْ أَرَادَ الْمَدِينَةَ فَلْيَأْتِ الْبَابَ


